Bugün “hayır” kelimesinin sihirli gücünden, hayatımızdaki öneminden ve neden kullanmayı ihmal etmememiz gerektiğini ele aldığım yeni yazım ile karşındayım!

Eğer serimin ilk yazısını okumadıysan “Hayır Diyebilme 101” ‘i öncelikle okumanı tavsiye ederim. Keyifli okumalar. 🙂

Önemsiz Hayır Yoktur!

İlk yazımda bahsettiğim gibi her “hayır” kelimesinin altında aslında sana ait bir benlik sınırın bulunmaktadır. Günlük hayatımızda fark etmediğimiz ama derinlere inince benliğimizi etkileyen bir takım olaylar yaşayabiliyoruz. Bu olaylar biriktikçe benlik sınırlarımız da yavaş yavaş yok olmaya başlıyor.

“Ne demek istiyorsun?” diye soruyorsan bir örnekle yola çıkalım: Çok yakın bir arkadaşının borç paraya ihtiyacı var ve senden istiyor. “Borç para vermeyi istemiyorum ama çok yakın arkadaşım nasılsa borcunu öder” ya da “Bu parayı verirsem bir süre parasız kalabilirim ama fark etmez, çünkü yakın arkadaşım ve bir süre parasız idare edebilirim.” gibi cümleleri içinden geçirerek kendisine borç para verdiğini düşün. Bunun gibi farklı olaylara “fark etmez, idare ederim.” gibi yanıtlar vermeye başladığın zaman, farkında olmadan bir süre sonra keskin sınırların olan olaylara da aynı cevapları sergilemeye başlayacaksın. En basiti sana “Böyle mi seversin şöyle mi?” diye sorduklarında “Bana fark etmez” demen bile aslında varlık ve benlik sınırını ihlal eden cevaplardır. Maalesef, bu cevaplar ilerleyen zamanlarda biz fark etmeden geri dönüşü olmayan kişilik bozukluklarına yol açabilir.

Her cevabın bir önemi olduğu gibi “hayır” kelimesinin de önemi çok. Unutma ki “hayır” kelimesi yaşam kaliteni arttıran ve sana özel alan yaratan önemli bir kelimedir.

Evetçiler!

Başkalarına karşı sürekli evet diyerek zamanımızı, enerjimizi, karakterimizi, özgürlüğümüzü, benliğimizi tutumsuzca kullanabiliyoruz. Mesela:

  • “Ders notlarını benimle paylaşır mısın?” – Evet
  • “Başka müşterimizin randevusunu değiştirdik, sizinkini bir saat erkene çekebilir miyiz?” -Evet
  • “Sana sormadan hareket ettik ama hafta sonu kahvaltıya gideriz değil mi?” -Evet
  • “Bana biraz borç para verebilir misin?” -Evet

İşte gördün mü? Bu ve benzeri örnekler de farkında olmadan karşımızdaki insanı memnun etmeye çalışırken aslında kendimizi yok saymaya başlıyoruz. Oysa “hayır” diyerek hayatımızda aydınlanmaya, ferahlığa ve kişisel mutluluğa kolayca erişebiliriz.

Hayır Demeyerek;

Hem iç dünyamızda hem de sosyal hayatımızda “hayır” diyemeyince olumsuz yan etkiler oluşmaya başlar.

  • İstemediğin şeyleri yapmayı kabul ettiğin için değerli zamanını kaybedersin.
  • Kişisel saygını kaybedersin. Çünkü kendi izninle kişisel sınırlarını ihlal edersin ve bu uzun süre sonra kişilik sorunlarına dönüşmeye başlar.
  • İş yükün ve günlük stresin artabilir.
  • Arkadaşlarınla ve diğer kişilerle olan ilişkilerin zarar görebilir.
  • Maddi ve manevi kayıpların ortaya çıkabilir.

İstemediğin şeylere “hayır” deme cesaretini gösterdiğinde kendini yeniden keşfetmeye başlarsın. Başkalarının istediği gibi birisi değil tam tersi kendin olmaya başlarsın. Hayatının her alanında daha sağlıklı, verimli, mutlu, huzurlu ve yaratıcı olursun.

Devamını okumak için tıkla. 

Sağlıkla #evdekal,

Kaynak