Herkese Tekrar Merhaba!

Almış olduğum sosyal psikoloji dersinde; ilgimi çeken,beni kendim hakkında düşünmeye yönlendiren  “Benlik” (The Self) konusunu bu yazımda ele almak istedim.

Benlik büyük ölçüde içinde yaşadığımız sosyal ve kültürel koşulların özelliklerine bağlıdır. Benlik kavramını, “kendimizle ilgili bütün düşünceler, algılamalar, duygular ve değerlendirmelerin tümünün etkileşiminden doğan sonuç” şeklinde açıklayabiliriz. Benlik, bireyin kendi kişiliğine ilişkin kanılarının hepsi, kişinin kendisini tanıma ve değerlendirme biçimidir. Kendimizi nasıl gördüğümüzü bilmek ve bunu ifade etmektir.

Benlik kavramını anlamak için kendimize bir takım sorular sormalıyız. “Ben neyim ve hangi özelliklere sahibim?’’ sorusuna olumlu veya olumsuz cevaplar verebiliriz. Mesela ben; çalışkanım, aktif/sosyal biriyim, fazla planlayıcı bir yapıya sahip olduğum için takıntılı ve stresliyim bu yüzden bunu bazen çevreme yansıttığımda olumsuz tepkilerle karşılaşıyorum, doğal olarak ben de çevreme karşı kötü hissediyorum. İnsanları organize edebiliyorum. Aynı zamanda karamsarım. İçten olmama rağmen kolay kolay kimseyle arkadaş olamıyorum, ama olduğum zaman da karşımdaki kişilere karşı çok samimi oluyorum. Kendime karşı oluşturduğum bu yargılar anlık değil, zaman içinde oluşan sebep-sonuç ya da etki-tepki ilişkisi ile bağlantılı.

“Neleri yapabilirim, Neleri yapamam?’’ sorusuna karşı; “Güzel resim yapabiliyorum, iyi bir konuşmacıyım, bana verilen sorumlulukları geciktirmeden yerine getirebiliyorum, dans edebiliyorum” tarzında olumlu cevaplar verebiliyorken; “Sesim güzel değil bu yüzden şarkı söyleyemiyorum, matematik sorularını anlamıyorum ve çözemiyorum, sporcu olamam” diye de olumsuz cevaplar verebiliyorum. Bu özelliklerimi kabullendiğim ve gerçekçi olarak değerlendirdiğim için kendimi tanıdığımı düşünüyorum.

Aslında olumlu ya da olumsuz yargılardan oluşan benliğimizin tutum ve davranışları ile değerlerimizi sergilemek benliğin önemli bir bölümünü oluşturur. Kendimizi değerli bulmamız benlik değerimizin yüksek olduğu anlamında yorumlandığından, bunu tutum ve davranışlarımıza da yansıtırız.  Çünkü, kendine değer veren bir insan bunu çevresindeki insanlara da kolayca yansıtır; benlik kavramının oluşumunda, başkalarının kişiye yansıttığı özellikler, gözlemlerden elde ettiği bilgiler de etkili olur. Kişi kendisi hakkında sıklıkla söylenen şeyleri benliğinin parçaları olarak görür ve ifade eder. Örneğin, arkadaşlarım bana “Çok aktif ve sosyalsin; elinden her şey geliyor bu yüzden sen bunu rahatlıkla başarırsın’’ dedikleri zaman otomatik olarak zihnime -yani benliğime- bu düşünceler kazınıyor, yapacağım her işte kendime “Ben yapabilirim’’ diyerek bunu içselleştiriyorum. Yani benliğim haline getiriyorum. İşte aslında bu özellik, çevremdeki kişilerin bende oluşturdukları bir benlik yapısıdır.

Kısacası, benlik kavramı kişinin kendi yeterliliği ve karakteristik özelliklerine yönelik tüm algılarını içerirken, deneyimle birlikte sürekli olarak değişir. Çünkü çocuk büyüdükçe benlik kavramı yenilenir ve belirginlik kazanır. Örnek vermek gerekirse, Ali çocukken ilgisiz ve tembel bir benliğe sahipken, büyüdükçe bu benliği değişerek; araştırmacı, meraklı ve çalışkan bir birey haline gelebilir.

Peki ya siz benliğinizi tanıyor musunuz? Yoksa tanıdığınızı mı düşünüyorsunuz? Dana önce kendinize hiç; “Ben kimim, nelerden hoşlanıyorum, kendimi nasıl görüyorum? Geçmişten bugüne hangi konularda değiştim? Olumlu mu, olumsuz mu?” gibi sorular sordunuz mu?

Bu dersim sayesinde kendimi sorgular oldum ve bazen kendime itiraf etmek istemediğim cevapları bile kendime söylerken buldum. Benliğinizi doğru yansıtmak için öncelikle kendinizi tanımalısınız. Bu yazıyı yazmamdaki en büyük amacım da sizin kendinize olan farkındalığınızı artırmak.

Umarım bu yazım sayesinde benliğinizi artık sorgulamaya ve kendinizi daha iyi keşfetmeye başlamışsınızdır!

 

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.