Güzel bir hayat hayal ediyorsan ve bunun uğruna çalışıyorsan bilmen gereken önemli bir konu var. Nereye gittiğini ya da direksiyonu kimin kullandığını bilmemek, şu anın güzel olmasını imkansızlaştırır. Çünkü yaşam yolumuzdan keyif almak ve nereye gittiğimizi bilmemiz gerekir. Ancak arabamızın direksiyonunda başkası varken hayalimizi kontrol etmekte zorlanır, kendi yolumuzda ilerleyemeyiz.

Hayatımızdan keyif almamız için dizginlerin kendi elimizde olduğunu bilmek ve unutmamak gerekiyor. Çoğu zaman yaşadığımız duygu durumları aslında yanlış koltukta oturduğumuzu ve direksiyonu başkasına devrettiğimizi gösteriyor. Hiç kendine acırken, kızarken, üzülürken, endişelenmiş ya da korkmuş gibi hissettiğin oldu mu? İşte tam o sırada, direksiyona senin dışında başka bir şeyin geçtiğini ve seni yanlış yola götürdüğünü söylesem ne düşünürdün?

Bir kere, kendi seçimimiz olmayan bir şeye boyun eğmek zorunda olmadığımızı fark ettikten sonra direksiyonu tekrardan elimize alabiliriz. Hatta kendimizi, kendi halimize bırakmayı öğrendiğimiz de aslında ne kadar mutlu olduğumuzu görürüz. Bu yüzden kendine, direksiyonu devraldığını söylemekten asla çekinme. Direksiyonu bir kere ele geçirdiğin zaman içsel ve dışsal tüm sesler sana karşı gelecektir. Ancak onları duymazlıktan gelmelisin. Bırak konuşsunlar. Sen bunun tadına vardıkça, onların sesleri gittikçe uzaklaşacak. İçsel bütünlüğümüz ile gelecek olan mutluluğu kendi dışında aramanın ne kadar yanlış olduğunu fark edecek ve zaten en başından beri sahip olduğun, içerideki mutluluğu göreceksin.

İlhamla ve Sevgiyle,