Aylardan Mart, tarih tam olarak 21 Mart 2018. İşte ekinoks zamanı kapımızda. Bahar sonunda geldi. Biliyorum, bir İstanbullu olarak tam olarak kışı yaşayamadım. Bu sene kar göremedim. Ama yine de baharı çok özledim. Sonunda o an geldi. Cemre’ler sırasıyla havaya, suya, toprağa düştü. Şimdi sıra Bahar Ekinoks’unu karşılamaya geldi. Baharın geldiğini nasıl anlarsınız? Camdan bakınca ağaçların tomurcuklanması olsun, kiraz ve erik ağaçlarının açması olsun, yol kenarında papatyaların çıkması olsun; işte bu şekilde bahar size kocaman bir merhaba der. Sokağa bir adım atarsınız, güneşin o pırıl pırıl ışığına selam verirsiniz. Arkadan esen o rüzgarın teninize dokunması sizi rahatsız etmemeye başlar. Kuşların bahar şarkısına eşlik edersiniz. Gülümsersiniz. Çünkü artık farkındasınızdır, bahar tüm sıcaklığı ile gelmiştir.

Mevsimlere bir anlam katmamız gerekseydi, ben bahara Umut derdim. Ağaçların tekrardan yeşermesi, doğaya gelen o canlılık, sizce de her şeyin bittiği o anda karşınıza çıkan bir umut ışığı ile dünyanızın yeşermesi gibi değil mi? ”Neden baharı bu kadar çok seviyorum ki?” diye arada kendime sormadan edemiyorum. Yıllardan 95, aylardan Nisan, günlerden Çarşamba, tarih 12’yi gösteriyor iken saat sabah tam 07:40’da dünyaya gelmemle alakalı olabilir mi? Resmen baharın ortasına düşmüşüm. Tıpkı adımın anlamı, Cemre gibi.

Şimdi bu güzel mevsimi karşılamak için, geçtim bilgisayarımın karşısına ve yazı yazıyorum. Sonra bir anda hatırlıyorum, ömür dediğin nasıl da hızlı geçen bir süre. Kışı atlattık ve mevsimlerin başı olan bahara geldik. Hatta Mart’ın son çeyreğine giriş yaptık. Kiminiz için vize dönemi geldi, kimisi yaz tatili için planlar yapmaya başladı, kiminiz için doğum günü planları ve daha neler neler derken kimse fark etmedi. Herkes kendince farklı bir koşuşturma yaşarken, dönüp bu anı yaşamadı. Hadi söyleyin bana, kiminiz şu güzel havaları gerçekten değerlendirdi ve baharın gelişini içten yaşadı? Neden doğa bizim için varken biz ona dönüp bakmadık, doyasıya yaşamadık?

Gün döngüsü bugün gerçekleşiyor. Değerli okuyucum, senden bir isteğim var. Bu yazıyı ne zaman okursun bilmiyorum. Ama okuduğun zaman fark etmez. Sokağa çık ve doğaya selam ver. O sana her gün sıcacık bakarken, el salla. Doğa ile konuş. Ağaçlara dokun, hayvanları sev, sahile git ve denizin yosun kokusunu kokla. Bunun için kendine izin ver. Bu güzel duyguları yaşamak senin hakkın. Hatta, sevdiklerinle bu anları paylaşabiliyorsan ne mutlu sana! Değerini bil ve şükret. Başını yukarı kaldır ve gökyüzüne bak. Teşekkür ederim de. İçten ve tüm güzel duygularınla birlikte baharı karşıla.

Hoşgeldin Bahar! ? Ben dünden hazır; seni sevgiyle ve tüm güzel duygularımla selamlıyorum,