”Hayatında gurur duyduğun en büyük başarın nedir?” diye bir soru sorsalar, cevabınız ne olurdu? Siz bu sorunun cevabını düşünürken, ben kendi cevabımı size vermek istiyorum. Öncelikle şunu söylemek isterim ki, bana bu soruyu iki gün önce sorsaydınız cevabım kesinlikle başka olacaktı. Ama dün gerçekten 23 yıllık hayatımın en büyük başarısının haberini aldım.
Hikayeyi biraz baştan alalım. Önce ki yazılarımı okuduysanız, yüksek lisans sürecimi biliyorsunuzdur. Ama eğer bir bilginiz yoksa, geçen dönem ansızın karar verdiğim İsveç’te yüksek lisans sürecim olduğunu size söyleyebilirim. Neden İsveç diye sorarsanız, doğruyu söylemek gerekirse, Avrupa merakımın sıfır olduğu ve Amerika’da gidip yüksek lisans yapmaya dair hayaller kurduğum anda karşıma İsveç-Türkiye anlaşmasıyla harika yüksek lisans programları çıktı. Git gel, ben bunun hala hayalini kuruyor iken, 3 hafta sonra üniversitemde İsveç’te yüksek lisans fırsatlarıyla alakalı bilgilendirici bir seminer yapılacağına dair mail aldım. İşte tam o anda kendime şu cümleyi kurdum: ”Cemre, bu bir işaret! Uzun zamandır düşündüğün fikri ayağına çağırdın. Gitmeliyim ve artık harekete geçmeliyim.” Tam olarak öyle yaptım. Gittim ve bilgi aldım. Ve bu süreçte benim en büyük destekçim danışmanım Gülşah Hanım oldu. Hayallerime ilginç bir şekilde adım atıyordum ve bunu kendi imkanlarımla yapıyordum. Ayrıca bu süreçte bana gerçekten çok destek olan arkadaşlarım oldu. ”Cemre inanıyoruz kazanacaksın ve gideceksin, eee artık İsveç’e seni ziyarete geliriz” ve daha neler neler.
Zaman yaklaştıkça heyecanım daha da arttı. ”Haftaya sonuçlar açıklanıyor, 3 gün sonra sonuçlar açıklanıyor, Yarın sonuçlar açıklanıyor.” derken bir anda gözlerimi sabah açtım. Beklediğim tarih gelmişti. Telefonumu elime aldım. Belirtilen bir saat yoktu. Ama tahminim öğlen 12 idi. Saat tam 11:47 idi. Yatakta oyalanmaya devam ederken gelen mesajlarıma baktım. En az benim kadar heyecanlı birkaç arkadaşım sabah mesaj atmıştı. ”Güzel haberlerini bekliyoruz.” Saat tam 12:02’de bir mail geldi. Mail kısaca şunu diyordu: ”Sonuçlar açıklandı lütfen sistemden bakın.” Yataktan kalkışımı ve bilgisayarımın karşısına gidişimi cidden hatırlamıyorum. Sisteme giriş yaptım. Sayfayı aşağıya kaydırmadan önce, ”Allahım sana geliyorum, ne olursun yüzümü güldür” dedim. Sonuç mu? ”Kabul Edildiniz”
Başarmıştım. 23 yıllık kendimle gurur duyduğum o anımı değiştirmiştim. Telefona sarıldım ve aileme, dostlarıma haber verirken kendimi buldum. Heyecanımın bir an geçtiğini hissettim. Sanki, zaten kazandığımı biliyordum hissiyatı kalbimi doldurmuştu.
Şimdi sırada ne mi var? Devlet bursu sonuçlarını bekliyorum. Eğer burstan kabul alırsam, tam burslu olarak İsveç’e gideceğim ve 2 yıl boyunca orada yaşayacağım. Kazanamazsam? Burada kalıp işe başlayacağım. Sonuç ne olursa olsun, gerçek olan şu; ben bu başarımın gururu ile hayatıma devam edeceğim. Hangisi benim için hayırlısı ise onun gerçekleşmesini dilerken, siz değerli okuyucularım; sizlerle bu güzel anımı paylaştığım için ve benim heyecanıma ortak olduğunuz için teşekkür ediyorum.
Merak edenler için: İsveç Lund Üniversitesi’nin 2 yıllık Master of Science Programme in Social Studies of Gender ‘dan kabul aldım.
Sadece kendinize inanın çünkü başarı daima sizinle, 
