Kimi zaman kendin hakkında olumsuz duygusal tepkiler içerisine giriyor musun? Peki, bu zamanlarda kendini ”yetersiz, değersiz, başarısız” vb. düşünce kalıpları içerisinde sıkışmış mı hissediyorsun? O zaman, düşük özgüvene sahip olduğunu ya da buna meyilli olduğunu söyleyebilirim. 

Kendimizi mutsuz hissettiğimizde, yetersiz olduğumuzu ya da sadece iyi olmadığımızı düşünebiliriz. Belki de doğuştan yetersiz olduğumuza inanırız. Böyle düşüncelere inandığımız zaman, ciddi bir umutsuzluk ve kendinden nefret etme şeklinde duygusal tepkiler yaşayabiliriz. Böyle olumsuz duygusal ve davranışsal sonuçlardan ötürü ilk olarak kendimize değersiz olduğumuzu söyleriz.

Lakin duygularımız değerlerimizi belirlemez, sadece göreceli rahat ya da rahatsız durumumuzu gösterir. Değerimizi belirleyen duygularımız olmadığı gibi düşüncelerimiz ve davranışlarımız da değildir. Unutmayalım ki, dünyada değersiz insan diye bir şey yoktur.

”Peki, özgüven duygumu nasıl geliştirebilirim?” diye sorsak cevabı ne olurdu?

Öncelikle, özgüven yaratmak ya da hak etmek için ”değerli” bir şey yapmak durumunda değiliz; tüm yapmamız gereken şey, içimizde bulunan bizi sürekli eleştiren, başkalarıyla kıyaslayan iç sesimizi kapatmak. Çünkü bu ses her zaman doğruyu söylemez. Kimi zaman mantıksız, çarpıtılmış düşüncelerimizden ibaret olur.

Ne zaman olumsuz bir düşünceye sahip olursan onları bir kağıda not et, daha sonra karşısına daha nesnel, mantıksal bir düşünce yaz. Başlarda bunu yaparken; anlamsız, işe yaramıyor gibi gelebilir. Ama bir süre sonra kendini daha iyi hissetmeye başladığını gözlemleyeceksin ve bir daha o düşüncelere maruz kalmayacaksın. Özellikle, olumsuz bir durumla tekrardan karşılaştığın zaman, otomatik olarak yerine mantıksal düşünceni yerleştireceksin. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere!

İlhamla,

Not: ”İyi Hisset” adlı seri yazılarımda, ”Dr. David Burns – İyi Hissetmek” kitabından öğrendiğim bilgileri olabildiğince basit bir şekilde size aktaracağım.